Bölüm 11

11.5K 993 274
                                    

🌸🌸 Satır arası yorum yapmayı unutmayın:) 🌸🌸

ღKeyifli okumalarღ

AMBER TOMRİS KARAHAN 

Taştan evlerin olduğu hoş sokaklardaydım. Buraya nasıl geldiğim meçhul bir gerçekti. Nereye gittiğimi bilmiyordum. Sanki biliyordum da. Çok garipti içgüdüsel olarak ilerliyordum. Daha doğrusu kendimi takip ediyordum. 

Ben kendi kendimi takip ediyordum. Bir bok anlamamıştım bu işten. 

Büyük bir yapının önüne geldiğimde içimdeki tereddüte rağmen olağan bir şeymiş gibi içeriye girdim.

İçeriye girer girmez alaylı bir ses doldurdu avluyu. Tanıdık bir ses:

Ulaş'ın sesi.

"Ooooo Amber hanım hoşgeldiniz. Gözünüze avlarınızı kestirebilmişsinizdir umarım." Kaşlarımı çattım. Ne demeye çalışıyordu o hem ayrıca biz neredeydik? 

Yine nasıl olduğunu anlamadığım bir şekilde ben konuşmaya başladım. "Bana ne demek istediğini doğrudan söyle Ulaş efendi. Alttan alttan laf sokma söyleyebiliyorsan yüzüme söyle doğrudan." 

Ben yada vücudum artık her neyse oldukça sakindi. Ulaş'ın üzerine doğru sakince yürüyordu. Hmmm bu pek iyi değil. 

Sakinliği en büyük tehditti.

Avluda oturan başkaları da vardı. Bakıyordum ama göremiyordum. Net gözüken tek kişi ayakta dikilen Ulaş'tı. Sahte veya gerçek olan benim yeşilin misafir olduğu mavi gözlerim, Ulaş'ın açık yeşil gözlerindeydi.

Gözlerinin rengi harbi güzeldi. 

"Neyini anlamadın." dedi Ulaş kinayeyle gülerek. "Kendine diyorum yeni sevgililer için adaylar seçtin mi? Gerçi geç bile kaldın(!) Dün bar'dan da b-" Ulaş'ın sözü ağzına sol taraftan yediği yumruk ile kesildi.

Oha ebesine koyayım. Bu harbi benim. Çünkü yumruğu güzel çaktı. 

Yok yok bu kesin benim. 

Ulaş böyle bir hamleyi asla beklemediği belliydi çünkü ortada duran sehpanın üzerine doğru düşerken hemen biri tuttu onu. Oğlum diğerlerinin yüzünü ben hala neden göremiyorum?!

"Beni dinle Ulaş efendi!" dedi içinde benim ruhumun olmadığı ben korkutucu derecede sert, soğuk bir sesle. "Bir! Amber değil Tomris!" dedi Ulaş'ı yakasından tutup kendine çekerken. 

içinde ben olmasam bile en az benim kadar bendi.  

İlk defa böyle bir manzara ile karşı karşıya kaldığı belli olan topluluk henüz bir atakta bulunmamıştı. Aradaki tek fark artık oturarak beklemiyorlardı. 

Ben Ulaş'a yumruk attığımdan beri ayaktaydılar.

"İki! Bir daha bana bir imada bulunursam senin bütün dişlerini döker eline veririm. Beni kiminle bir tutuyorsunuz bilmem ama ben kimseye benzemem Ulaş. Beni kimseyle karıştırma. Nerede olduğumu çok merak ettiysen arayıp babana sorsaydın." Amber'in sesi öyle duygusuz öyle sakindi ki.

Unutmayayım bir ara kendi alnımdan öpeceğim. Afferin bana. 

"Ayrıca eğer ben öyle bir şey yapıyorsam senin evde ne işin var? Peşimden gelsene? Biyolojik bile olsa abim değil misiniz? Ben yanlış yola sapıyorsam gelip doğruyu göstersene?" Amber Ulaş'ın tuttuğu yakasını sertçe bıraktığında Ulaş iki adım geri gitti.

"Unutma bundan sonra Tomris." diyerek son sözünü söyleyip merdivenlere yöneldi. O anda eş zamanlı olarak beyaz atlı biricik prensimin sesi de duyuldu. 

Amber Tomris - Gerçek aileHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin