1.0

3.4K 272 11
                                        

Pizzanın fırından çıkması yarım saat sürmüş ve biz bu yarım saat içinde Azra ile susmadan sohbet etmiştik. Bana paten kayabildiğinden bahsederek eğer istersem bir gün Caddebostan sahilde birlikte paten kayabileceğimizi önermişti. Onun hoteroseksüel olmadığından emin olabilseydim bunun bir çıkma teklifi olduğunu düşünerek kendimi avuturdum. Azra gerçekten güzel bir kızdı ve eminim ki onu beğenen birçok erkek vardı.
Hamur ruletiyle pizzayı dilimledim ve tabaklara paylaştırdım. "Bu ilk vegan pizzam," dedim bir yandan vegan mayonezi dipsos kalıbına koyarken. "İnşallah tatsız tutsuz olmamıştır."
Azra'ya tabağını uzatınca beklemeden kaptı. "Benim de tadacağım üçüncü pizza falandır," diyerek güldü ve pizza dilimini eline aldı, "hep hazır alıyordum, o da rastgelirsem," dedikten sonra pizzadan bir ısırık koparıp hiç de kibar olmakla uğraşmadan hemen yemeye başladı. Karşımda rahat oluşunu görmek istemeden mutlu etmişti. Bazıları kimsenin önünde yemek yiyemezdi ve Azra'nın onlardan olmadığına mutluydum. Hoş, ikimiz de yemek işiyle uğraşıyor sayılırdık; yani öyle olması biraz tuhaf olurdu.
"Oha, saat ona geliyor," dedim birden telefonumun ekranında gördüğüm rakamlara inanamamış gibi. Resmen Sedat Bey'in ofisinden ayrılmasının üzerinden dört saat geçmişti. Zaman su gibi akıyordu ve ondan ayrılmak istemiyordu canım.
"Şunları yiyelim de biraz gezeriz," dediğinde kalbim, alışmış gibi, tekrar hızlı hızlı çarpmaya başladı. "Uyarsa tabi senin için?"
Başımı salladım. "Olur." Tabi olurdu, istese sabahlardım bile!
Tam o anda mutfağa Enes girince ödüm koptu ve yerimde sıçradım. Bugün bu harekete ikinci kez maruz kalıyordum. "Vay! Parti mi var, gençler?" dedi bizi görür görmez.
"Enes olur kendisi," diyerek Azra'ya döndüm. İçimde birbirlerinden etkilenecekler diye nedensiz bir korku oluşmuştu. Gerçekten panik atak falan olmalıydım ama kafamda kurduğum şey de mümkün olmayacak bir şey gibi durmuyordu. Enes hoş bir çocuktu. Biraz boyu kısaydı ama iyi bir vücudu vardı ve bakımlıydı. Öyle ki, onu bir kez bile olsun sakalı karman çorman çıkmış ya da kahverengi saçları birbirine karışmış halde görmemiştim. Ayrıca çapkındı ve Azra'ya olan hislerimi bilse de ona nasıl davranacağını kestiremiyordum. Bu durum sizin de hiç başınıza gelmiş miydi? "Aynen, bayağı eğleniyoruz," dedi Azra Enes'e bakarak. "Bu arada," elini tokalaşmak istercesine öne uzattı, "Azra ben de. Müşteriyim ama galiba VIP olarak ağırlıyorlar beni," derken bana göz kırptı ve güldü. Bu hareketi içimdeki kelebekleri canlandırıyordu. Enes'le kısaca tokalaştılar. "Olur mu öyle şey, artık arkadaşız," diye girdim araya. Bunu demekte bir an için tereddüt etmiştim ama Azra beni bozmadan kıkırdamakla yetindi.
"Eee, bana da var mı yer?"
Enes bunu sorarken kaşlarını havaya kaldırarak bana imalı bir bakış yolladı. Uyuz işte, kasıtlı yapıyordu. "Maalesef kalmadı," dedi Azra beklemediğim bir şekilde. Önündeki son pizza dilimini ağzına attı ve hala çiğnerken ekledi, "partimize dışarda devam edeceğiz biz. Çıkalım mı daha geç olmadan?"
Soruyu bana yönelttiğini fark ederek hemen başımı salladım. Çantasını omzuna astı ve koluma girdi. "Ellerimize sağlık valla, ne hamarat kızlarız böyle," dedi bana dönüp.
"Aaa lütfen, senin kadar olamam," diye takıldım ona. Bedeni bedenime sarılıyken tuhaf bir şekilde güvende hissetmiştim.
"Madem öyle, size iyi eğlenceler!" Arkamızdan kuru kuru seslenen Enes'e el salladım. Bu sefer hava atma sırası bendeydi. Gerçi asıl aklımda kalan şey pislik yapıp kızla arama girmeye çalışmasıydı. Bilerek girmişti mutfağa; yoksa hayatta uğramazdı ve gelen güzel kızları süzer, birini seçip siparişini almak için masasına koşardı. Pizza Hut'tan ayrılırken, erkekler işte, diye söylenmeden edemedim. Azra'nın yön vermesiyle Bahariye Caddesi'nden yukarı çıkmaya başladık. "Nereye gidelim?" diye sordum belki aklında bir fikir vardır umuduyla.
Sanki çoktandır planlarındaymış gibi hemen cevapladı. "İçki içer misin?"

🍕Vegan Pizza ⚢Where stories live. Discover now