Üzerimdeki pijamaları çıkarıp Azra'nın dolabımdan benim için seçtiği kot tulum ve beyaz tişört ikilisini giyindim. Azra'yı evine bıraktıktan sonra vardiyama doğru Kadıköy'e geçip Pizza Hut'a gitmeyi planlıyordum. Tabii bir de tatil izni almak için Sedat Bey'i yakalamayı umuyordum; aksi takdirde bunu rica eden bir dilekçe falan yazmam gerekecekti ve bu konuda o kadar iyi değildim. Alttan kalan derslerimi tekrar almak için verdiğim dilekçelerden biliyordum!
Ayrıca vardiya çıkışında da bir kuaförüme uğrasam iyi edecektim; saçlarım gerçekten de yenilenmeyi hak ediyordu. Yani göründüğü üzere, Azra ile bir süre görüşmeye ara verecektik çünkü onun sınavı, benim de, şey, pek bir işim yoktu aslında. Belki yaklaşan doğum günü için hediye bakmaya giderdim.Öte yandan, annem Banu Abla'yı dün gece burada ağırlamış olmalıydı ki mutfakta kahvaltı falan ediyordular. Kedim Tekila çoğu zaman yaptığı gibi kapıyı tırmalayarak tıklatmaya başlayınca kilidini açıp onu içeri davet ettim. "Gel küçük popocuk," diye konuştum sanki çocuk sever gibi.
Azra bu tabirime güldü. "Kedinle arandaki ilişkiye hayran kaldım doğrusu."
Güldüm. "Kıskanma sakın hemen," dedim dalga geçen bir tavırla.
Azra üzerine tişörtünü geçirmeden önce oyunbaz bir şekilde dil çıkardı, sonra altına şortunu giyip çantasını alarak ayaklandı. "Annenlere selam verip çıkalım bari," diye döndü bana.
Kafamı belli belirsiz sallayarak kapıyı araladım. Kedim hemen aradan sıyrılıp içeri kaçtı; sabah selamını vermişti sanırım. Koridordan geçtik ve mutfağa adımladık. Annem Banu Abla ile sigara içiyor ve kahve yudumluyordu. "Günaydın, kızlar," diye selamladı bizi görür görmez.
"Günaydın," dedi cıvıltıyla Azra da. Annem bu samimi davranışından pek hoşlanmıştı; yüzünde güller açıyordu neredeyse.
"Oturun isterseniz, kahvaltılıklar hazır duruyor balkonda," annem mutfağa bağlı balkonu işaret etti ve kahvesinden içti.
"Yok, biz kalmayalım, anneciğim," deyip yanağına hızlı bir öpücük bıraktım, "dışarda yiyeceğiz. Sonra da vardiyama koşturacağım," Banu Abla'ya döndüm. "Yine çok güzelsin, Banu Abla," dedim moral vermek istercesine. Sahiden de öyleydi gerçi; sarı saçları her zamanki gibi maşalı, tırnakları manikürlü, cildi bebek gibi pürüssüzdü. Pek makyaj yapmazdı, zaten doğal olarak daha çekici bir kadındı. Tabi daha fazla incelemezsem iyi olurdu.
Hemen hoşuna gitmiş gibi kıkırdadı. "Alem kız," dedi kıkırtı arasında, "siz de fıstık gibisiniz. Hadi gidin, eğlenmenize bakın."
"Tamam, görüşürüz," deyip Banu Abla'ya öpücük attım ve Azra'nın koluna girerek mutfaktan çıkıp kapıyı arkamızdan kapattım. "Annem seni gördüğüne çok sevindi," diye fısıldadım Azra'ya portmantodan çantama uzanırken, "gözleri parlıyordu valla kadının. Arkadaşsız sanıyor beni," dedim gülerek. "Yani biraz sosyal kaygı bozukluğum var ama seninle iyi bir iletişim kurduk bence," tıpkı bana yaptığı gibi göz kırptım Azra'ya.
Şakayla koluma vurdu ve ayakkabısını giymek için eğildi. "Sen de pek bir utanmaz oldun! Nerede benim eski domatesim? Bak, desene iyi ki ekran resmi olarak saklamışım seni," diye güldü.
Kıkırdaya kıkırdaya evden ayrılmayı başardık. Asansörle aşağı indik ve apartmandan çıktık. Site çıkışına doğru yürürken kolunu omzuma atarak yanıma yaklaştı. "Valla kahvaltı fikri benden çıktı, bebeğim ama mekan fikrini sana bırakıyorum yine."
Bu sefer onu sadece glutenden oluşan bir tabak ile beslememekte kararlıydım; dersime iyi çalışmıştım! Şu görüşemediğimiz süreç içinde Kadıköy'de bulunan ve kaliteli vegan yemek sunan mekanların listesini yapmıştım resmen. Aklıma bu listede yer alan ve kahvaltı servis eden bir kafe geldi hemen. "O zaman Kadıköy'e gidiyoruz," dedim hemen.
Azra bu hazır cevaplığıma şaşırmış gibi bana döndü birden. Eh, o bile anlamıştı bu konuda ne kadar kötü olduğumu. "Vay! Demek planlıyız?"
"Her şey senin için, sevgilim," deyip siteden çıktım ve Azra ile birkaç adım ötedeki metroya ilerlemeye başladım.

YOU ARE READING
🍕Vegan Pizza ⚢
Teen FictionYüzümde oluşan sırıtışla arkamı döndüğüm esnada gözüme karşımdaki masada oturan kumral saçlı kız ilişti. Hemen elime sipariş defterini alarak kızın masasına doğru yürüdüm. Bu saatte Pizza Hut'ta tek başına yemek yiyecek kadar ne yaşamıştı acaba? "Ho...